31 Ocak 2008

DEĞİŞMEYEN ZEVKLER


Bugün, bir kez daha çok sabit fikirli olduğumu düşündüm. Fikirlerimi savunma konusunda inatçıyım ve çok zor ikna oluyorum. Şimdiye kadar ilk görüşte sevmediğim iki insani sonradan sevdim. Diğerleri hakkında düşüncelerim değişmedi...Aynı şekilde bir zamanlar sevip sonradan sevmekten usandığım iki insan da oldu. Ama hepsi bu. Sayısız insan tanıdım ve ilk görüşteki düşüncelerim değişmedi...

Yemekler konusunda da aynı sabit fikirliliği yaşadim. Japon mutfağının sadece tatlılarını beğendim. Defalarca kendimi zorladım ve tekrar tekrar Japon restaurantlarına gittim. Sonuç değişmedi: Japon yemeklerini sevmiyorum. Meksika mutfağını her zaman basit buldum ama hep sevdim. Yemeklerin kalorili oluşu bile umrumda değildi. Hatta en basit bir Meksika restaurantina gittiğimde bile mutlu bir şekilde ayrılabiliyordum.

Parfümler konusunda da aynı durum söz konusu. Bir yandan gelişen bir burnun zevklerinin de değişebileceğine inanıyordum. Ama seneler öncesi sevmediğim bir parfümü hala sevemediğimi ve sevdiklerimi neden sevdiğimi hala anlayabildiğimi farkettim. Sonuç olarak itiraf ediyorum, zevkler değişmiyormus. Zevkler değil de bir parfümü anlayabilme kapasitesi değişebiliyormus. Yani Chanel No.5'i uzun bir süre sevmememin nedeni karmaşık formüllü olan bu parfümü anlayamadığımdan kaynaklanıyormus. Ama L'artısan Safran Troublant'ı benim zevkime hitap etmediği için sevmiyormuşum.

Bu tecrübemin bana verdiği gönül rahatlığı ile sunu söylemek istiyorum. Bir parfüm hakkında ilk 15 dakika ne düşünüyorsanız, sonraki zaman diliminde de aynı şekilde düşünme ihtimaliniz yüksek. Moda değişir, tarzınız değişir ama zevkleriniz kolay kolay değişmez. Parfüm denerken, bir kokuyu neden sevmediğinizi iyi analiz etmeniz gerekiyor. Beğenmeme nedeniniz o kokuyu çok ağır bulmanız ise ilerleyen zamanlarda tekrar deneyebilirsiniz. Ama içindeki bir notadan nefret ettiyseniz büyük ihtimalle o kokuyu hiç sevemeyeceksiniz.

Parfüm alışverişi yaparken diğer insanların düşüncelerine takılmayın. Sadece mevsimler ve o anki modunuz bir parfüm hakkındaki düşüncelerinizi değiştirebilir. Beğenmediğiniz bir kokuyu popüler diye ya da zevkine güvendiğiniz birileri çok beğeniyor diye, sonradan sevebileceğinize inanarak, satın almayın.

Bugün Londra'da hava yağmurlu. Baharı ve güneşi özlediğimi düşünerek bir degisiklik yaptım. Yaz parfümlerimin oldugu kutuyu actım ve bir bileğime Frederic Malle-En Passant, diğerine de Annick Goutal-Eau d'Hadrien damlattım. Bu iki parfümün iyi bir kombinasyon oluşturacağını düşünmemiştim ama ortaya büyüleyici bir koku çıktı. İki kokuyu aynı bileğimde deneseydim kokular birbirine karışacaktı. Ama her birini farklı bir bileğime sürünce iki parfümün de bozulmamış-uyumlu kokusunu alabilmem mümkün oldu. Böyle bir parfüm kombinasyonunu yaz aylarında giyebilir mıyım diye düşündüm. Neden olmasın...

6 yorum:

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Şu "parfüm giymek" ifadesine bayılıyorum.:)
Ne kadar da özgün bir ifade şekli, çok güzel.
:))

Gökçe dedi ki...

Merhaba, sanırım ben de blogunuzun bağımlısı oldum. Bu arada yeni sipariş verdiğim En Passant'ın bir kez daha övgü alması çok hoşuma gitti.

Mademoiselle dedi ki...

Ekmekcikiz,
O ifadeye ben de bayılıyorum. Tesekkur ederim.
Gokce,
Yeni parfumune bir an once kavusmani ve begenerek kullanmani dilerim.

B5 dedi ki...

Mutfaklar konusunda da görüslerimiz ayni galiba, ayni tabirleri ayni bahsettigin mutfaklar icin kullanirdim :))
Ve No5 konusunda da ayni sekilde...

Ben seni okumayi özlemisim.
Yine merhaba Mademoiselle :)

Mademoiselle dedi ki...

B5,
Tekrar hosgeldin. Evet ortak zevklerimiz cok fazla gercekten.

sumuklubocek dedi ki...

Ellecigim hosgeldin...
Bugunlerde parfumlere geri donmen iyi olduguna isaret diye yorumluyorum.
Okumayi ozlemistik seni ;)