02 Mart 2009 Pazartesi

SATILIK PARFUMLER - 1. LISTE

Bugunlerde havalar cok guzel. Ozellikle bugun, bu yaziyi bir an once yazmak ve kizimla beraber disari cikmak istiyorum. Hala full-time bir anne oldugum icin, bu anin tadini cikariyorum. Peki ya bugun sizin yasadiginiz yerde hava nasil?

Oncelikle parfum dolabimdan kullanmaya firsat bulamadigim ilk parfum grubunu listelemek istiyorum. Bu fikir bazilarinin hosuna gitmis olacak ki 2 parfum listelemeden once satildi.


COCO EAU DE TOILETTE BY CHANEL- 50ml, %80 FULL-
Doluluk oranini ortalama bir deger olarak verdim.
Urun hakkinda bilgi almak istiyorsaniz SU sayfaya bakabilirsiniz. Parfum hakkinda daha onceden yazmis oldugum bir yoruma bu linki tiklayarak ulasabilirsiniz. Turkiye'ye gonderim ve paketleme ucreti dahil 80TL.







LA CHASSE AUX PAPILLONS EXTREME EAU DE PARFUM BY LARTISAN PERFUMEUR-50ml,%40 DOLU.
Doluluk oranini ortalama bir deger olarak verdim.
Parfum hakkinda bilgiyi SU web sitesinden bulabilirsiniz. Burdan, benim daha once yazdigim yorumu okuyabilirsiniz. Turkiye'ye gonderim ve paketleme ucreti dahil 70TL.







SAFRAN TROUBLANT EAU DE TOILETTE BY L'ARTISAN PARFUMEUR (15ml'lik seyahat sisesinde %75full)
Doululuk oranini ortalama bir deger olarak verdim. Parfum hakkinda bilgiye SU adresten ulasabilirsiniz. Benim daha once yazmis oldugum yorumu okumak icin burayi tiklayabilirsiniz. Turkiye'ye gonderim ucreti dahil 30TL. SATILDI.








TUXEDO EAU DE TOILETTE -30ml sisede, 3-4 kez kullanildi, neredeyse full-
Parfum hakkinda yazdigim yorumu SU adresten okuyabilirsiniz. Parfumun orjinal kutusu mevcuttur. Turkiye'ye paket ve posta ucreti dahil 30TL'ye gonderilir. Bu parfum hafif bir koku degildir diye bir uyari yapmak istiyorum. -SATILDI-








LES NUITS D'HADRIEN BY ANNICK GOUTAL - 25ML, %80FULL)
Parfumun doluluk orani ortalama bir deger olarak verilmistir. Parfum hakkinda bilgiye suradan ulasabilirsiniz. Daha onceden yazmis oldugum yorum icin burayi tiklayabilirsiniz. Paket ve gonderim ucreti dahil 50TL. -SATILDI-










UN ZEST DE ROSE EAU DE PARFUM BY LES PARFUMS DE ROSINE (50ml, 2-3 kez kullanildi, neredeyse FULL)
Parfum hakkinda bilgiye buradan ulasabilirsiniz. Parfum orjinal kutusu ile gonderilecektir. Turkiye'ye paketleme ve posta ucreti dahil 100TL'ye gonderilir.










SONGES EAU DE TOILETTE BY ANNICK GOUTAL (50ML SISEDE-%50FULL)
Parfum hakkinda bilgiye buradan ulasabilirsiniz. Benim daha onceden yazdigim yorum icin BURAYI tiklayiniz. Parfum orjinal kutusunda gonderilecektir. Turkiye'ye paketleme ve posta ucreti dahil 70TL'ye gonderilir.









DIVIN' ENFANT BY ETAT LIBRE D'ORANGE(50ML, birkac kez kullanildi, neredeyse full)
Parfum hakkinda bilgiye suradan ulasabilirsiniz. Turkiye'ye paketleme ve gonderim ucreti dahil 75TL. -SATILDI-












Ilgilenenler bana perfumefanclub at gmail.com'dan ulasabilirler.

25 Şubat 2009 Çarşamba

BIR SURPRIZ VE SATILIK PARFUMLER

Arayi ne kadar cok aciyorum bu aralar. Uzun bir suredir kokular ile hasir nesir degilim. Aslinda sayfayi ve burnumu guncelleme zamaninin geldigini dusunuyorum. Yazmayi birakali yepyeni kokular cikti, begenilenler oldu, sevilmeyenler oldu ve ben kendi fikirlerimi olusturma konusunda epey tembel davrandim.

Tekrar yazma konusunda heyecanlanmami saglayan sey esimin bir suredir bana bir surprizi oldugunu soylemesiydi. Aslinda bu kelimeyi diline doladikca merak etmeye baslamistim. Sonralari alacagim ama nereden alacagimi bilmiyorum demeye baslamisti. Bu ulkede satilmiyormusta...Sanirim bu cumleyi bir kac kez tekrarlayinca dayanamadim ve bana olan surprizin ya biran once gelsin, ya sen ne oldugunu itiraf et artik dedim...Eh buraya yazdigima gore siz ne oldugunu tahmin etmissinizdir. Bana bir parfum almak istiyormus...

Hikayeyi su sekilde ozetleyeyim: Bir parfum dolabim var ama icinde esimin hoslandigi cok az koku var. Yani tuhaf bir sekilde ayni kokulardan hoslanmiyoruz. Bir toplanti oncesi bayanin biri parfum sisesini yere dusurmus. Sanirim bir miktar parfum odanin icinde yayilmis. O da ne...Benim sevgili esim bu kokuya bayilmis ve hemen solugu bayanin yaninda buluvermis. Hanimefendi bu parfume bayildim, tam olarak esime almak isteyebilecegim bir koku, ismini ogrenebilir miyim...Bayandan ismini almis ama Ispanyol bayan kokunun sadece Ispanya'da satildigini soylemis. Sadece Ispanya'da satilan bir parfum...Cok merak ettim. Esimden parfumun ismini istedim ama calisma masasinin uzerindeki bir not defterinde yaziliymis, ismi bana surprizmis...Acikcasi bana soylese parfumu nereden alacagini hemen soylerdim...

Simdi merakla bu esrarengiz kokuyu bekliyorum. Bana yabanci bir isim oldugunu dusunmuyorum ama bunu zaman gosterecek...

Bu yazinin sonuna onemli bir detay ilistirmek istiyorum. Parfum dolabimda cok fazla koku var ve bir cogunu uzun suredir kullanamiyorum. Dolayisiyla bahar oncesi temizligi yapmam gerekiyor. Kisaca parfumlerimi ikinci el olarak bu siteden satmaya karar verdim. Coook yakin bir sure icinde sagda satmayi dusundugum parfumlerin isimlerini, resimlerini ve fiyatlarini aciklayacagim. Yeni parfumler denemek isteyenler icin harika bir firsat olacagini dusunuyorum...

21 Ocak 2009 Çarşamba

Rose Poivree- The Different Company (2001)


The Different Company, yani “degisik bir sirket” ve Rose Poivree, yani “biberli gul”.

Bir yerden baslamak lazim; once “degisik bir sirket”e bakalim o zaman...

- - -

The Different Company, 2000 yilinda Jean Claude Ellena ve Thierry de Baschmakoff tarafından kurulmus bir luks parfum sirketi. Jean Claude Ellena, Fransa’nin en unlu “burun”larindan biri, hatta belki de yasayanlarin icinde en unlusu. Grasse dogumlu olan Ellena, daha once First/Van Cleef Arpels, Thé Vert/Bulgari, Decleration/Cartier, Night for Her/Emporio Armani gibi kokulari yaratan, niche parfumevi Frederic Malle icin pek cok muhtesem parfum tasarlayan ve bir suredir de Hermes’in “in house” bas parfumoru olarak bu marka icin Caleche, Tere d’Hermes, Un Jardin Sur Le Nil, Un Jardin Apres La Mousson, Elixir des Merveilles gibi her biri ayri bir basari hikayesi olan parfumlerin arkasindaki burun, kalp ve beyin. Tahmin edebileceginiz gibi konuyu dagitmamak icin Ellena’nin yaratici portfoyunden buraya aktaramadigim daha pek cok parfum var.

Thierry de Baschmakoff, Aesthete isimli tasarim sirketinin sahibi. Parfum dunyasinda Davidoff, Jaguar, Cacharel, Benetton, Lanvin, Sonia Rykiel, Bulgari, Cerruti gibi pek cok markaya parfum sisesi tasarladigi gibi, ayni zamanda kozmetik sektorunde de Dior, Guerlain gibi markalara muhtelif kozmetik urun ambalaji cizen, bunlarin disinda da saat, gozluk, canta ve akliniza gelebilecek pek cok luks aksesuari yaratan bir “goz”.

Kendi alanında baslibasina birer marka olan bu iki isim, herhangi bir maliyet endisesi olmadan tasarlanabilecek ve en kıymetli (ozellikle pahali demiyorum) icerik maddelerinden formule edilebilecek gonullerine gore bir parfum serisi uretmek icin bir araya gelerek The Different Company’i kuruyorlar.

Ellena’nin, üzerine o zamana kadar hep disaridan burunlara parfum tasarlatan Hermes’e gecmesi ( Chanel ve Guerlain disinda bilinen hicbir marka bunyesinde sadece kendine bagli bir bas parfumor bulundurmaz) ve kendi sirketine vakit ayiramamasindan olsa gerek, daha sonralari sirketin yaratici burnu olarak yerine kizi, yani ucuncu kusak parfumcu olarak Celine Ellena geciyor. Celine’in koku tasarimlarindan Sel De Vetiver ve Jasmin de Nuit de, zaten bu blogda daha once yorumlanan parfumler arasinda yer aliyor.

The Different Company parfumleri ucuz degil ve her yerde bulunmuyor. The Different Company parfumleri duty free’lerde gorebileceginiz parfumler gibi de kokmuyor. Ayri bir zevk ve secim katmani olusturuyorlar bu anlamda ve genel tanim olarak “niche parfum” kategorisinde yer aliyorlar.

- - -

Gul, cok pahali bir koku. Dunyada iki cesit gul var koku uretilebilen: rosa damascena (yani Turk/Isparta gulu veya Bulgar/Kazanlik gulu dedigimiz) ve rosa centifolia (Fas gulu veya Mayis gulu dedigimiz). Sabahin korunde, gun henuz isimaya baslamisken ve uzerlerindeki cig tanecikleri henuz kurumamis halde iken el ile toplanan 4 ton gul yapragi islendiginde, elimize sadece 1 kg gul yagi geciyor.

Tabiatın en basarili kompozisyonlarindan biri diyebiliriz gul icin, zira bildigimiz Isparta gulu icinde tanımlanabilen yaklasik 70 ayri koku molekulu ve bir o kadar da henuz tanımlanamıs molekul var.

Parfum dunyasında tekil molekullerden gercek bir gul kokusuna tekrar ulasmak ne kadar anlamsiz goruluyorsa, gerceklikten bir miktar kaymis ve algi kapilarini baska yonlere dogru acan yeni gul kokuları uretmek de o kadar makbul sayiliyor. Hem gercek gul gibi kokan, hem de gulden bagimsiz notalar tasiyan, yani hem gul olan ama hem de gul olmayan, bizi bu iki duygu arasında kararsiz ve gulumserken yakalayan parfumler yaratmak ise oldukca seyrek rastlanan bir durum. Rose Poivre, boyle bir parfum iste.

Basina aciklanan parfum piramidinde parfumun notalari olarak gul yagi, pink pepper (baharatcilarda karabiberin yaninda yer alan kirmiziya kacan pembemsi biber toplari), kisnis, vetivert ve civet sayiliyor. Ancak biliyoruz ki bu aciklananlar sadece bir kismidir gercek kompozisyonun. Mesela bergamot, gul agaci (linalool), karanfil ve tarcin da geliyor benim burnuma koklarken. Cok seyrek olarak (eski deyimle “eser miktarda”) tatli mandalina (clementine) da var midir acaba icinde ? Deri notalari da tasiyan bir de safran mi olusturulmus tam kalbine bir damla yerlestirilmek uzere ?

The Different Company’nin butun kokularından olusan bir numune seti satın aliyorum bundan bir kac ay once kendi internet sitelerinden. Zarif siyah bir kutu icinde yine siyah pelur kagidi icinde sarilmis olarak geliyor sample’lar bana. Bu minicik siselerin tasarimi da muhtemelen diger ortagin elinden cikmis zira alistigimiz “sample vial”lere hic mi hic benzemiyorlar. Bu yorumu yazmaya karar verdigimde, kutuyu aciyor ve en ustteki iki kokuyu elime aliyorum: Bergamot ve Rose Poivree.

Nedense elim Rose Poivree’nin kapagina gidiyor. Kapagi cekinerek aciyor ve siseyi sag elimin avucunun bilege yakin kabarik kismina ters olarak dokunduruyorum. Elimle beraber siseyi cevirerek kapagi kapatiyorum ve dokundugu yerde belli belirsiz hissedilen islakliga bakiyorum, avucumu yavasca burnuma goturuyorum.

Gozlerim kapaniyor. Perde aciliyor.

- - -

Bu bir dogu hikayesi. Ozenle dosenmis mermerler uzerinde kan kirmizisi renginde buyuk kadife minderler var serpistirilmis yerlere. Aralarında kenarlari altin iplerle bezenmis mor kucuk yastiklar yer aliyor ama. Hava sicak, ama bunaltmiyor. Saga sola rastgele konmus kandiller ve mumlar, sari isiklari ile kadifelerin uzerinde kucuk golge oyunlarina neden oluyorlar. Aslında beyaz olan tenleri bu isikla kehribara donusmus kadinlar goruyorum sereserpe yatan. Elleri, tenleri ve topuklari yumusak, vucutlari gergin. Tavani camlarla kapli ve buhara bogulmus bir hamamdan yeni cikmis, vucutlarini bakir ibriklerden akittiklari gulsulari ile yikamislar. Gullerin kokulari, her kadinin vucudunda kendi hallerini ve dogal aromalarini unutarak yeniden sekillenmis ve farkli farkli lezzetlenmisler.

Kadinlara yanasiyorum. Parlak siyah saclarina sinmis belli belirsiz baharat kokulari var. Koku, elbette kelime kokeninden menkul olarak “koklanir” ama, saca sinmis baharata altlik eden bu gullu karisimi neredeyse icesim geliyor benim. Agir degil saclardaki baharatlar. Oyle ki, saclarindan bir tutam alip burnunuza yaklastirsaniz karniniz acikmaz ama, tenlerindeki o garip gul ile beraber kokladiginizda basiniz doner, yanlarina uzanmak istersiniz. Uzanirsaniz bir sure sonra yastiklari da gormez olursunuz, altin ipleri de. Goremediginiz minder ve yastiklar icinde yanina uzandiginiz bir kehribar govde sizinle beraber iki olur, sonra gene bire doner, ne oldugunu siz de anlayamazsiniz. Gul ile baharat once burnunuzda birlesir, sonra kandiller ve mumlar da soner. Bu dogu hikayesi de fazla uzamadan boylece biter. Veya bitmez devam eder ama, kapilar artik kapanmistir. Disaridan gorulemez ve mahremlesir.



Rose Poivree boyle bir koku.


- - -

Acilisinda bana Michel Roudnitska’nin Frederic Malle icin tasarladigi Noir Epice’i cagristiran Rose Poivree, gercekten benzersiz bir gul parfumu. Gul sevmeyenler bile, baglanmasa dahi ilgi ile yaklasabilir bu kokuya. Hangi asamada gul, hangi asamada baharat koktugunu cok kolay cozemiyorsunuz cunku ikisini de ayni anda beraber kokuyor. Cozmek istiyor ve bunun icin icine girmek istiyorsunuz, ama bu kez de metaforlarin icinde kaybolmaktan korkuyorsunuz. Kadinsi, tahrik edici ve hatta basdondurucu. Bunu giyen bir kadinin yakin cevremde dolasmasi buyuk bir risk. Onun icin degil, benim icin tabi : )

Sise kokuya bir numara kucuk kaliyor. Yeniden doldurulmak uzere tasarlandigindan olsa gerek, biraz fazla teknik bir lisan konusuyor yani. Kivrimlar ve renk beklerdim ben bu parfumu tasiyan bir siseden.

Civet, hayvansal bir icerik maddesi. Hatta daha net soyleyeyim, “fecal” tabir edilen “kotu koku”lardan. Zaten biliyorsunuz, civet, nadir bir kedi turunun anus cevresindeki salgilarindan uretiliyor. Bu kokuda da kullanilmis, ama belli belirsiz. Saf halde civet koklamamis olan birinin bu formul icinde onu ayirdetmesi imkansiz. Bu tur kuvvetli hayvansal yaglar parfumlerde genelde kalicilik suresini uzatacak bir tur sabitleyici/fiksator vazifesi goruyorlar. Buyuk olasilik bu formul icinde yer alma nedeni de sadece bu, yani orta nota veya kalp olarak bilinen gul aromasinin ten uzerindeki kalicilik suresini uzatmak. Rahatsiz olacak bir durum yok yani bu sisedeki civetten, ama durust soylemek gerekirse sabitleme gorevini de cok basari ile yaptigini soyleyemem.

50’serlik gruplar halinde birbirine benzeyen sozde pahali ama aslen kiymetsiz kokulari kullanan kadinlar arasindan siyrilmak istiyorsaniz, gonlunuzden sehvetli bir davet geciyorsa, kendi teninizi ve kokusunu kendinize sevdirmek istiyorsaniz, bu koku onerilir.

Aklinizda Be Delicious/DKNY, Chance/Chanel veya MaDame/J.P.Gaultier gibi kokular varsa, aman yanasmayin Rose Poivree’ye. Aradiginizi bulamaz, hayal kirikligina ugrarsiniz. Karsilikli olarak tabi.

Bu yazının her türlü hakkı meveo isimli kullanıcıya aittir.